evet kocam hangi çikolatayı sevdiğimi bilmiyo, ve belki bazılarınızın düşündüğü gibi benbuna fazla önem veriyorum, whatever benim sevdiğim çikolatayı bilip teeee amerikadan yollayan arkadaşlarım olduğu sürece tentenin getirdiği damakları çerez niyetine hüpletmeye devam edebilir, her elinde benimle alaksı olmayan çikolatayla içeri girdiğinde aaa süper aşşşşkım bana çikolata mı aldın ne kadar harika bi insansın tezahüratlarında bulunabilirim..
Japonasım çok mutlu ettin bizi Çağan'ı ve beni, tenten hala antalyada ve rejimde olduğundan çikolatadan haberdar etmeyebilirim kendisini ama eminim kartı görünce o da bayılır.
çağana hala 2 yaş mektubu yazmam lazım, toparlanıp oturabilirsem onu da yazıcam da bugün asıl bizim annelerimizin kuşağının torun bakma konusundaki tembelliklerine odaklanasım var... Kendi annemle başlıyorum, 6 ay baktı Çağana, annanem de annem de bizde kalıyodu. Hayatımın en zor dönemiydi, bi yandan onları mutlu etmeye, bi yandan tenteni idare etmeye çalışıyodum. Çok mutsuzdum en ufak şeyde patlıyodum... Evde bi yandan annem yoruluyo diye sorumluluk duygusuyla eziliyodum, ona yardım edicem diye ve bi yandan çağanla olabildiğince ilgileniyim diye canım çıkıyodu. Bu arada Tenten evde 3 tane kadın var diye elini hiçbişeye (ÇAğan dahil) sürmüyodu... Artık herşey yoldan çıkmaya başladığında Çağan'a bakıcı baksın, annem de haftanın 3 günü falan gelsin gitsin onla oynasın kararı almıştım... Bakıcı geldi annem haftada 1 ancak geliyodu sonra da onu da bıraktı, artık biz haftada 1 gün gidiyoruz cmtleri, bi de tenten olmadığında onlar gelip bizde kalıyolar. Ama o zamanlarda bile değişik bi şekilde normalde olduğundan daha çok yorulduğumu hissediyorum ben, belki psikolojik bilemiyorum...
Kendi annem dışında sugibinin ve ist-as'ın annesi de benzer yaklaşımlar sergiliyo.. Bu annelerin hiçbiri çocuk bakmamış daha önce, çalıştıkları için kendi çocuklarına ya anne-babaları bakmış yada bakıcılar, dolayısıyla bilmiyolar çocuk bakmayı bi de yılların yorgunluğu var tabi üzerlerinde ve çocuk bakmak çok yorucu bi iş olduğundan böyle oluyodur bilmiyorum. Ha belki biz de öyle oluruz ilerde onu da bilmiyorum... Ama bildiğim şey bakıcı tutmanın hayatımı ne kadar düzene soktuğudur. Gene yoruluyorum vs, gene tenten istediğim ölçüde yardımcı ve katılımcı değil ama en azından 24 saat annemi memnun etme hissiyle ve minnet duygusuyla yaşamıyorum... Ha bi de annem bakmaya devam etseydi ÇAğanla aramızdaki ilişki şimdiki gibi olmazdı belki bilmiyorum, zira ÇAğan her zaman beni bakıcıya tercih eder, ama annem bakarken en güzel gülüşler ona saklıymış gibi geliyodu... Yine de Çağan'ın gelişimi açısından çok istememe rağmen annemin bakmasını, o yol benim için fazla zordu.... Bi de güvenebileceğimiz bi bakıcı bulmanın, ve maddi açıdan ben çalışmaya başladığım için rahat olmamızın da etkisi vardı.
Burdan bi kez çocuk sahibi olup ilk yıllarda benzer sorunlarla boğuşan insanlara kolay gelsin diyorum....
Etiketler: annelik, arkadaş, bebek, doğumgünü