Çağanın 13. ay mektubu çerçevesinde anlatıyım gelişmeleri. Yavrucum, bu ay senin bi psikiyatristle ilk tanışman oldu. İlerde ailem benim ruh sağlığımı önemsemedi demeyesin diye, seni bi doktora götürdük. Zira ben bu yeme çatışmalarımızın ilişkimizi zedelediğine inandığımdan, ve sende kalıcı bi hasar bırakmasını istemediğimden kılı kırk yarıyorum bu konuda. Doktora sen, baban, ben ve Halise ablan gittik, durumumuzu anlattık. Doktor herşeye rağmen şu anda vardığımız durumu iyi buldu, zira artık ekmeği falan mesela alıp ağzına götürüyosun, genelde yemek için değil, diş kaşımak için ama olsun bu da bi aşamaymış. Sonra mesela geçen ay çileği de götürdün ağzına hem de baya hoşlandın çilekten, elinde mıncıkladın falan da, meğer bu da iyi bişeymiş, yiyeceğin korkulcak bişey olmadığını öğrenmen gerekiyomuş. Neyse işte bizim ruhi durumumuzu da sordu doktorun, baban beni şikayet etti, pek asabi olmuşum son zamanlarda, önceden beni sinirlendirmeyen şeyler sinirlendiriyomuş, onu söyledi. Ben sana yemek yedirmekten korktuğumu anlattım, halise ablanda da tik olmuş, farkına varmadan öpücük benzeri bi hareket yapıyomuş, onu anlattı. İlaç yazdı bi tane onun için. Seni de cuma günü bi gelişim testine tabi tutacak doktor, ayın 5inde de beni sana yemek yedirirken ve senle oyun oynarken izliycek. Bakalım bunların sonucuna gör tavsiyeleri neler olacak. Yine de çok kötü etkilendiğini düşünmüyor, bizi tebrik etti. Çağan bak inan sağlığından önemli değil ama bu konuyu burada açmam lazım, zira bu ruh sağlığı işinin ne kadar pahalı olduğunu da öğrenmiş olduk bu sayede. Muayne ücreti tam 250 YTL, bizim şimdiye kadar bir doktora ödediğimiz en yüksek ücret ve acaba haftaya izleme yapacağı seansta da ücret alıcak mı diye şüphedeyiz. Anladım ki Gonca hakkaten süper-düper meslek seçmiş, günde 2 hasta ve 500 YTL, ayda 20 hasta baksan 5000 YTL gayet iyi para... Baban o günden beri, Mono gel seni bi tebrik ediyim, ama 250 YTL'ni alırım diyip duruyo.
Bu ruhsal durumları bi kenara bırakırsak, iyice çenebaz oldun diyebiliriz, genelde tazmanya canavarı gibi carcarcar yaparak konuşuyosun, yeni kelimelerin kedi, yeşil, havhav, aydede.. özellikle aydedeyi nefffis söylüyosun, bi de şımarıyosun aydede derken, utanır gibi yapıyosun. Bu ay itibariyle, insanlara daha az yabanisin, insanların yüzüne bırakıp ağlamayı bıraktın. Bİ de insan gibi emeklemeyi öğrendin, dört ayak üstünde gidebiliyosun ama gene de sürünmek daha çok işine geliyo. Annanenin elinden tutup bütün evin için koşturmaya bayılıyosun. Artık uykuya dalmak senin için daha zor oluyo, bazen ben uyuyakalıyorum seni uyuturken.
Bu ay kendi doktorumuzla kontrolümüz yoktu, dolayısıyla boy-kilo bilgisi veremiyorum, seni çok seviyorum bebeğim, gıdıklıyorum ve öpüyorum...
Etiketler: bebek, newsletter